TrBing

Iphone 4 Türkiye’de

Meraklılarının heyecanla satışa çıkmasını beklediği ürün raflardaki yerini aldı.Iphone 4 Türkiye’de satışa sunuldu.

GOLD Teknoloji Marketleri’nden yapılan açıklamaya göre, piyasaya çıktığı ilk üç günde 1,7 milyon adet satarak rekor kıran Iphone 4, yeni HD video çeken kamerası ve Wifi üzerinden görüntülü konuşmayı sağlayan uygulamasıyla dikkati çekiyor. 5 megapiksel çözünürlükte görüntü alabilen Iphone 4, 720p çözünürlükte saniyede 30 kare video kaydedebiliyor.

Cam ve çelikten yapılmış kasası, 7 saatlik 3G görüşme, 6 saatlik 3G sörf, 10 saatlik WiFi sörf ve 300 saat bekleme süresiyle Iphone 4 mobil iletişim dünyasında devrim yaratacak her şeye sahip.

posted by jok3r in Teknoloji and have No Comments

Dia, Manisa maçında kadroda

Sakatlığı geçmesine rağmen Aykut Kocaman’ın ‘hazır olmadığı’ gerekçesiyle PAOK maçının kadrosuna almadığı İssiar Dia’nın…
Sakatlığı geçmesine rağmen Aykut Kocaman’ın ‘hazır olmadığı’ gerekçesiyle PAOK maçının kadrosuna almadığı İssiar Dia’nın Manisa karşılaşmasında forma giyeceği belirtildi. Senegalli futbolcu, Mehmet Topuz’un durumuna göre maça ilk 11′de başlayabilir.

Fotomaç

posted by jok3r in Spor and have No Comments

Stoperin adı Dickson Choto

Fenerbahçe, Legia Varşova’da oynayan Zimbabveli stoper için pazarlığa oturdu. İmza an meselesi

F.Bahçe’de teknik patnon Aykut Kocaman’ın “Takviye savunmaya olacak” açıklamasının ardından, Sarı-Lacivertli kulübün peşinde olduğu isim ortaya çıktı!

Fenerbahçeli yöneticilerin Polonya’nın Legia Varşova takımında forma giyen Zimbabveli stoper Choto için pazarlığa oturduğu ve önemli aşama kaydedildiği bildirildi.

29 yaşındaki stoper için 2 milyon Euro’luk teklif sunulduğu ancak Polonya ekibinin 3 milyondan aşağıya inmediği ancak pazarlığın sürdüğü bildirildi. Anlaşma olursa Choto’ya yıllık 500 bin Euro garanti para, maç başı da 15 bin Euro verilecek.

takvim

posted by jok3r in Spor and have No Comments

Kesilecek parmakları kurtaran tedavi

Özel basınç odalarında uygulanan ‘yüzde 100 oksijen’ yöntemi diyabete bağlı ayak yaralarından otizme, karbonmonoksit zehirlenmesinden beyin ödemine ve kemik iltihaplarına kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

Hiperbarik oksijen tedavisi denen yöntem sayesinde doktorların kesilmesine karar verdiği parmaklar tamamen iyileşiyor. Hiperbarik oksijen tedavi merkezlerden biri de Adana’da bulunuyor. Çevre illerden de hastaların geldiği Adana’daki merkezde günlük 40 hasta tedavi görüyor.

Yeşilevler Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Necdet Ürün de merkezde tedavi gören hastalardan biri. Ayağındaki yaralar sebebiyle ilaç tedavisi gören Ürün, ayağındaki yaraların iyileşmek yerine daha da büyüdüğünü söylüyor. Doktorların parmağın kesilmesine karar verdiğini ifade eden Ürün, “Parmağımın kesileceği günü beklerken bir doktor arkadaşımın tavsiyesi üzerine Oksijen Tedavi Merkezi’ne gittim. Burada iki ay oksijen tedavisi gördüm. Bir süre sonra, kesilmesine karar verilen parmağım iyileşti.”

Özel Adana Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi görev yapan Su Altı Hekimi ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Uzmanı Dr. Özlem Çağlar, hiperbarik oksijen tedavisinde, çelikten yapılan 11 kişilik kabin şeklindeki basınç odasında havayı, suyun 16 – 17 metre altındaki basınca eşitleyerek hastalara ‘yüzde 100 oksijen’ verildiğini söylüyor. Bu yöntemle kandaki oksijen miktarını artırdıklarını belirten Çağlar, böylece hastaların plazmasında maksimum düzeyde oksijen çözündüğünü ve dokulara giden oksijen miktarının arttığını anlatıyor. Dr. Özlem Çağlar ise özel basınç odalarında uygulanan yüzde 100 oksijen ile, diyabete bağlı ayak yaralarından otizme, karbon monoksit zehirlenmesinden beyin ödemine ve kemik iltihaplarına kadar birçok hastalığın tedavi edildiğini belirtiyor.

TÜRKİYE’DE 35 UZMAN BULUNUYOR

Dr. Çağlar’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de 35 Hiperbarik oksijen tedavi uzmanı bulunuyor. Hiperbarik tedavi yöntemi vurgun yiyen dalgıçlar ile karbon monoksit ve doğalgaz zehirlenmesine maruz kalanların tedavisinde de uygulanıyor.

Tedavi ayrıca, deprem veya trafik kazası sonucu enkaz altında kalanlardaki ezilmeler, aşırı kan kaybı, beyin ödemi, ani görme ve işitme kaybı, beyin felci hastalıklarında da kullanılabiliyor.

Şeker hastalarında oluşan yaraların iyileşmeyebildiğini, oksijen gitmediği için bakterilerin çoğaldığını ve enfeksiyon nedeniyle yaranın ağırlaşabildiğini ifade eden Dr. Özlem Çağlar, şöyle konuşuyor: ”İyileşmeyen yaralara yüksek basınç altında yüzde 100 oksijen veriyoruz. Basıncı verince soluttuğumuz oksijen çok yüksek miktarda kanda eriyor. O zaman da dokunun beslenmesi artıyor, bakterilerle savaşıyor, dolaşım düzenleniyor, ödem varsa dolaşım düzenlendiği için yaranın şişlikleri iniyor. Bunun yanında tabii antibiyotik tedavisi şart. Uyguladığımız tedaviden genelde sonuç alınıyor. Ancak bu yardımcı tedavi. Antibiyotik ve cerrahi tedavi de şart. Destek tedavisi olarak oksijen tedavisi veriliyor.”

posted by jok3r in Sağlık and have No Comments

Toshiba’dan gözlüksüz 3D TV

Toshiba gözlüksüz izlenebilecek 3D televizyon çıkaracak.

Japon teknoloji üreticisi yılsonuna kadar 21′(54 cm) büyüklüğünde özel gözlüğe ihtiyaç duyulmadan izlenebilecek televizyon üretecek.

Yakın zamanda tanıtılacak olan ürün şimdiye kadar gözlüksüz izlenebilen bu boyuttaki ilk 3D’li ekran olma özelliği taşıyacak.

3D’li ekranlar ilk olarak küçük oyun konsollarında yine Japonya’da ortaya çıkmıştı.

3D’li televizyon piyasası ise gelişme aşamasında ve yolun başında bu sebeple de çıkan ürünler pahalı ve gözlükle izleme zorunluluğu kullanımı güç bir hale getiriyor.

Elektronik devleri televizyon sektörünün geleceğini 3D’de görüyor; Samsung, Sony ve Panasonic gibi şirketler 3D televizyonlar için büyük yatırımlar yapıyorlar. Tahminlere göre sektör 2015 yılında 80 milyon parça ürün ve 60 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacak.

posted by jok3r in Teknoloji and have No Comments

Oruç tutanlar için ‘acıktırmayan’ kurabiye

EDİRNE – Edirneli şekerlemeci Arif Meriç, ramazan ayının yaz aylarına denk gelmesiyle uzun saatler aç kalan insanlara enerji vermesi amacıyla kurabiye ürettiğini söyledi.

”Şehr-i Ramazan” adını verdiği kurabiyesini un, yağ ve tuz olmadan ürettiği için tüketiciler açısından sağlıklı bir yanı da olduğunu ifade eden Meriç, şunları kaydetti:

”16 saatlik açlık diliminde insanların enerjisini kaybetmemesi için yeni bir kurabiye ürettik. Yağ, tuz, un koymadan ürettiğimiz kurabiyemizde safran, bal, Antep fıstığı, şeker ve yumurta akı var. Zaten uzmanlar yağ, tuz, undan kaçının diyor. Ramazan ayında da bunlar yenirse sıkıntı olur diye, yılların verdiği tecrübeyle acıktırmayan kurabiyemizi ürettik. Sahurda ve iftarda bir tane yiyeceksiniz koca bir gün acıkmayacaksınız. Çünkü bu kurabiye enerji deposu.”

posted by jok3r in Sağlık and have No Comments

Susamamak için sahura kadar su için

KONYA – Bir kişinin günlük sıvı ihtiyacının yaklaşık 2,5 litre olduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman, oruç tutanların sıvı alımına çok dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

İnşaat, kömür ocakları ve sanayi gibi alanlarda çalışan kişilerin sahurda yoğun demir ve kalsiyum içeren gıdalar tüketmesi gerektiğini belirten Akman, bu kişilerin sahurda enerji deposu olan pekmezden de aşırıya kaçmayacak şekilde yararlanması gerektiğini ifade etti.

Sıcak geçen ramazan ayında sıvı kaybının çok fazla olacağını anlatan Akman, ”Bu nedenle oruç tutanlar iftar ve sahurda bol sulu gıdalar tüketmelidir. Sıcakların en yoğun olduğu bu dönemde gün içinde susuzluk çekmemek için sahura kadar sıvı gıdalar tüketilmeli” dedi.

AZ SUSAMANIN FORMÜLÜ: ”SAHURA KADAR AZAR AZAR”

posted by jok3r in Sağlık and have No Comments

“Eşcinsellik hastalık değil yönelimdir”

İSTANBUL – “Devlet Bakanı Sayın Aliye Kavaf ile yapılan röportajda dile gelen “eşcinselliğin tedavi edilmesi gereken hastalık olduğu” şeklinde ifadesi ile ilgili düşüncelerimizi ve sonrasında başlayan tartışmalar ile ilgili bilimsel gerçekler ışığında hassasiyetimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz” denilen Türkiye Psikiyatri Derneği’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Eşcinsellik biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan üç yönelimden biridir. Her şeyden önce bir hastalık değil yönelim farklılığıdır. Eşcinselliğin bir hastalık olduğu yaklaşımı 40 yıl önce terk edilmiş ve psikiyatrik hastalık tanı listelerinden çıkarılmıştır. Uluslararası ve ulusal hekim örgütlerince eşcinsellik heteroseksüellik gibi sağlıklı bir durum olarak kabul edilmektedir.

Yönelim bireylerin tercihleri ile oluşan bir durum değildir. Bu nedenle eşcinsellik bir cinsel tercih değildir. Kişinin iradesinden bağımsızdır. Cinsel gelişim sürecinde çoğunlukla ergenlikte birey tarafından fark edilir. Biyolojik ya da sosyal belirleyicileri ne olursa olsun yönelim kişi tarafından ya da tedavi ile değiştirilebilir bir durum değildir. Bununla birlikte bir çok toplumda eşcinsellik ile ilgili olumsuz yargılar, yanlış cinsel inanışlar bulunmaktadır. En yaygın olanlarından biri de eşcinselliğin hastalık olduğu yanlış inanışıdır. Olumsuz yargılar sonucunda toplumda ötekileştirme aracı olarak kullanılmakta, eşcinsel bireyler cinsel yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaktadır. Demokrasi ve özgürlüklerin gelişmesi ile eşcinsel bireyler de çeşitli haklara kavuşmuşlardır. Ancak halen bir çok gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkede eşcinsellik gayri ahlaki kabul edilmekte, eşcinseller ağır sosyal ve hukuki baskılara maruz kalmaktadırlar. Bu açıdan eşcinsellerin yaşadığı ayrımcılıkla mücadele, insan haklarının gelişimi açısından ayrı bir öneme sahiptir.

Sayın Bakan tarafından yapılan açıklama bir çok yönden eleştiriye açıktır. Öncelikle açıklama bilimsel kabule aykırı bir ifadedir. Bunun dışında etik açıdan da sorunludur. Hastalık tanımlaması ilgili meslek örgütlerinin uzun bilimsel süreçler sonucunda vardıkları kabul gören tanı sınıflandırmaları ile yapılmaktadır. Bilimsel açıdan yetkin olmayan kişilerin uygun olmayan ortamlarda açıklamalarda bulunması kamuoyunun yanlış bilgilenmesine neden olacaktır. Diğer taraftan toplumun bir kesimini tedavi edilmesi gereken hasta grubu olarak tanımlanması bir insan hakkı ihlalidir.”

posted by jok3r in Genel and have No Comments

Hyundai İX35′e yıldız

Hyundai’nin yeni nesil SUV modeli ix35′in Euro NCAP’ın gerçekleştirdiği son çarpışma testinden en yüksek puanı alarak 5 yıldızın sahibi olduğu bildirildi.

Hyundai’den yapılan yazılı açıklamada, Hyundai ix35′in, Euro NCAP’in (Yeni Arabaları Değerlendirme Programı -European New Car Assessment Programme) çarpışma testlerinden arka arkaya 5 yıldız alan üçüncü Hyundai modeli olma özelliğini taşıdığı belirtildi.
Yüksek kaliteye, teknolojiye ve güvenliğe öncelikli olarak yatırım yapan Hyundai’nin böylece ix35′ten önce teste giren i30 ve i20 ile birlikte son çıkan tüm Avrupalı modelleriyle 5 yıldız aldığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
”Hyundai ix35, yetişkin korumasında yüzde 90 ile en yüksek skoru alarak bu rakama ulaşabilen birkaç SUV’den biri oldu. Önden ve arkadan çarpmalarda ix35′in kabininin stabil kalması ve yolculara iyi bir koruma sağlaması, puanını yükselten en önemli etkenler olarak belirtildi.
Hyundai ix35, en büyük başarıyı çocuk güvenliğinde elde etti. Hem 18 aylık hem de 3 yaşındaki dummy testlerinde en iyi sonuçları elde eden ix35, çocuk güvenliğinde yüzde 88 oranındaki korumayla tüm rakipleri içindeki en güvenli araç oldu. Hyundai ix35, yüzde 71′lik derecesiyle güvenlik destek ekipmanları açısından da yüksek bir skor aldı. Bu skorda, tüm versiyonlarda standart olarak sunulan ESP ve emniyet kemeri uyarı sisteminin önemli bir etkisi oldu.”
Açıklamada, mart ayında Avrupa ile aynı anda piyasaya sürülen Hyundai ix35′in Türkiye’de büyük ilgi gördüğü belirtilerek ilk 4 ayda 600 adetten fazla satıldığı ifade edildi.

posted by jok3r in Teknoloji and have No Comments

Kalp krizi cinsellikten uzaklaştırıyor

İSTANBUL – Amerikan Kalp Vakfı’nın yıllık konferansında sunulan ve bin 700 kişi üzerinde yapılan araştırmada, cinsellikten uzak duranların çoğunlukla doktorlarının bu konuda bilgilendirmediği hastalar olduğu ortaya çıktı.

Araştırmayı yapan Dr. Stacy Tessler Lindau, kalp krizi geçirenlerin cinsel birleşme sırasında ölme riskinin “çok düşük” olduğunu belirtti.

Uzmanlar, kalp krizi geçirenlerin, bir kaç kat merdiven tırmanmak gibi ölçülü biçimde egzersiz yapabildikten sonra cinselliklerini yaşamaya başlamalarının güvenli olduğuna işaret ediyorlar.

posted by jok3r in Genel and have No Comments